Engelsiz yaşam için engelleri kaldıralım

engelsiz yaşam, engellilerin karşılaştıkları zorluklar, engellilerin sorunları, engellilerin karşılaştıkları sorunlar, engelli,

Engelsiz yaşam için engelleri kaldıralım

Daha önce hiç engelli olma ihtimalinizi düşündünüz mü? Öyle bir durum ile karşılaştığınız zaman nasıl hissedeceğinizi… Hepimizin birer engelli adayı olduğunu hatırlayacak olursak bu çok da imkansız değil. Peki engellilerin hangi sorunlarla karşılaşabileceklerini ve bunlar için neler yapıldığını/yapılabileceğini düşündünüz mü? Empati gözü ile engelli dünyasına bakalım.

Yeti kaybı olarak tanımlanan engelli olma durumu, incitici ve rahatsız edici kabul edilen sakat, özürlü ya da malul gibi kelimelerle de adlandırılmakta. Resmi evraklarda bile bu rahatsız edici tabirleri görmek mümkün. Örneğin; bir kusurundan dolayı askere gitmesi sakıncalı olan kişilere, çürük raporu verilmektedir. Ancak birtakım düzenlemeler de bu anlamda yapılmış durumda. Bununla alakalı olarak, ülkemizde resmi olarak özürlü sözcüğünün kullanılması yasaklanmıştır.

Engelli kişilerin tek sıkıntısı, kendilerine yakıştırılan kaba isimler değil. Birçok engelli kişi, toplumun kendilerine olan yaklaşımlarından da şikayetçi. Kişisel yaşamdan sosyal çevreye varıncaya dek, hayatın her alanında var olan engelli vatandaşların bir kısmı hafif engelli, bir kısmı ise ağır engelli. Ağır engelli kişiler, çoğu yaşamsal faaliyetini tek başlarına gerçekleştiremezken, hafif engelli kişiler bu anlamda biraz daha avantajlı durumdalar.

Engelli bireylerin toplumdaki yeri

Türkiye Engelliler Araştırması’nın 2015 yılı verilerine göre, ülkemizdeki engelli nüfusun toplam nüfusa oranı yaklaşık %12. Ülkemizde yaklaşık 9 milyon engelli yaşamakta, yani her sekiz insandan biri engelli. Buna rağmen günlük hayatta bırakın bu oranlarda, binde bir oranlarında engelli ile bile karşılaşmıyoruz. Kaçınız sabah işe giderken otobüs durağında bekleyen görme engelli birini gördü veya sinemada tekerlekli sandalye ile film izleyene rastladı? Bir otobüste, trende veya bir vapurda kaç engelli görüyorsunuz? Sayı oldukça az… Peki ama neden? Herhangi bir engeli olan insanın hayata karışması yasak mı? Ülkemizde ‘yaşamak’ o kadar zor ki… Bozuk kaldırımlar, zeminde seviye farklılıkları, ızgara ve boşluklar, çıkıntılar, döşeme kaplamaları… Sanki amaç bir noktadan diğer noktaya varmak değil, tüm duyularımızı sonuna dek açık tutarak zorlukları aşmaya çalışmak… Engellilerin karşılaştıkları sorunları kısmen de olsa azaltmak, hem devlet eliyle hem gönüllülük esas alınarak, fazlaca pratik çözüm geliştirebilmek ve engelli bireylerin hayatlarını kolaylaştırabilmek mümkün. Ayrıca sivil toplum kuruluşlarının ya da spor kulüplerinin öncülük ederek, sadece engelli kişiler arasında yapılmasına ön ayak olduğu futbol, satranç, tekerlekli sandalye basketbol maçları gibi aktiviteler de, engelli vatandaşların topluma kazandırılması ve motivasyonlarının yüksek tutulması noktasında çok önemli. Her ne kadar son yıllarda gerek Türkiye’de, gerek batılı ülkelerde engelli bireylerin özel durumlarına dikkat çeken birçok program, afiş, organizasyon gibi etkinlikler hazırlansa da, engelli bireylerin sosyal yaşamda ve topluluklar içindeki sıkıntıları azalmamakta. Toplumun dikkati engelli bireylerin yaşadığı sıkıntılara bir parça çekilebilmiş olsa da, uygulama anlamında kampanyalar sonrası hayat tersine dönmekte.

Örneğin; bir döneme damgasını vuran mavi kapak toplama ve bunun sonucunda tekerlekli sandalyeler alma furyası, çok iyi niyetli ve sonuç odaklı bir kampanya olsa da, takip eden süreçte etkisini yitirmiştir. Engelli bireyler, yeniden kaderleriyle baş başa kalmak zorunda bırakılmışlardır. Görme yetisi olmayan bireyler, kendileri için özel döşenen kabartılmış kaldırım taşları üzerinde yürüyememekteler. Bu tip engelli yollarının üzerlerinde herhangi bir yapı olmaması gerekirken, birçok yerde bu tip kaldırımlar ve yolların üzerinde korkuluk, otobüs durağı ya da park etmiş araçlar görülmekte. Yine bir başka eksiklik ise, üst geçitler ya da merdivenle çıkılan her türlü bina, işyeri gibi alanlarda, tekerlekli sandalye kullanan bireylerin yararlanabileceği ve hareket edebileceği düz rampaların yapılmaması ya da gerek görülmemesi.

Engelli insanlara karşı bazı sorumluluklarımız var. Onların engellerini bir eksiklik olarak görmemeli, toplumun birer parçası olduklarını unutmamalı ve bu yönde çalışmalar yapmalıyız!

Sosyal alanlarda engeller

Tekerlekli sandalye kullanan ve sosyal hayatta yoğun olarak karşılaştığımız engelli vatandaşlarımız için, kimi belediyeler özel yollar yapmış olsa da, Türkiye’nin birçok şehrinde kaldırımlara düz rampaların yapılmadığı görülmekte. Benzer olarak, otobüslere iniş ve binişler için de yardımcı rampaların hazır bulunması gerekmekte.

Ülkemizde toplu ulaşım her geçen gün artmaktadır. Otobüs hatları çoğalmakta, metro durakları arttırılmakta, yeni vapur hatları eklenmekte. Bu güzel gelişmelerin, herkesin kullanımına uygun olması çok önemlidir. Daha alçak basamaklı otobüslere binilmesi kolaylaştırılmalı. Yolcu bekleme duraklarında ölçülere dikkat edilmeli, her durakta tekerlekli sandalye kullanıcısı için gereken alanlar dikkate alınmalı, otobüs ile kaldırım taşı arasındaki bağlantı düşünülmeli.

Ancak maalesef bırakın duraklardaki kritik ölçüleri, kaldırımın genişlikleri bile tekerlekli sandalyede olan birinin geçmesi için uygun değil. Toplu ulaşım araçları dahi engellilerin bir yerden başka bir yere ulaşmasına imkan vermezken, diğer sosyal kullanım alanlarının (bina, sinema, AVM, hastane, park vb.) uygunluğunu ayrıca sorgulamak gerek.

Yönetmeliklerde yavaş yavaş da olsa, engelsiz yaşama doğru adımlar atılmakta. Günümüzde yeni yapılan pek çok binada rampa bulunuyor. Ancak o eğimlerden yukarı çıkmak, en az merdiveni kullanmak kadar zor. Eğimin en fazla 1/12 olması gerekirken, 1/20 eğimli rampalar görülebiliyor. Rampanın yapılmasının mümkün olmadığı yerlerde engelli asansörlerinin yer alması gerek.

Engellilerin başlıca yaşam alanları olan binalar başta olmak üzere rahat hareket etmeleri için dikkat edilmesi gereken başlıca konular:

Eşikler: Girişler, dış mekandaki yüzey ile aynı hizada olmalı. Çok küçük bir çıkıntı bile özellikle tekerlekli sandalye kullanıcıları için risk oluşturabilir. Eşik çok gerekliyse kot farkını yumuşatacak profiller kullanılmalı.

Kapılar: Kayan otomatik kapılar diğer kapılara göre tercih edilir. Eğer menteşeli kapı kullanılacaksa, açılış mesafesinin tekerlekli sandalyeye olanak tanıması için düzenlemeler yapılmalı. Giriş kapıları güç kullanılmadan el ile kontrol edilebilir. Hidrolikli kapıları hareket ettirmek için daha fazla güç gerektiğinden engelliler tarafından rahat kullanılamaz. Kamu tarafından kullanılan giriş kapıları açılış boşluğu engelli bireyler için ideal olmalı. Diğer kapılar da engellilere göre düşünülmeli.

Kapı kolları: Kollar, zayıf beceri ile çekilebilecek formda seçilmeli. Topuz kollar bu nedenle kullanışsızdır. Kapı kolları zeminden tekerlekli sandalyedeki bir bireyin ulaşabileceği bir yüksekliğe monte edilmeli.

Koridorlar: Tekerlekli sandalyenin geçebileceği/dönebileceği genişlikte, engellerden arındırılmış olmalı. İdeal olanı, radyatör ve yangım alarmı vb. ekipmanların gömme yapılması. Koridor ve hollerde önemli konu, engelli bireyin özellikle tekerlekli sandalye kullanıcısının, koridor ve hole girdikten sonra, ilk kapıyı kapatarak ikincisini açmasına olanak sağlamasıdır.

Asansörler: Tekerlekli sandalye ve diğer kişilerle birlikte sığabilecek genişlikte olmalı.

Merdivenler: İyi tasarlanmış bir merdiven, yaşlılar ve yardım ile yürüyen kişiler için güvenli olmalı. Merdivenlerde yaşanan en büyük sıkıntılardan biri, yüksekliklerin eşit olmaması ve açık alınlar, çıkıntılı burunlar bırakılmasıdır.

Tuvaletler: Engelli tuvaleti, tekerlekli sandalyenin kolaylıkla sığabileceği büyüklükte olmalı. Engellilerin geçişlerine yardımcı olacak tutamaklar da uygun yerlere konumlandırılmalıdır.

Anahtar ve priz yükseklikleri: Duvar prizi, sabit kablolu cihazlar (elektrikli ocaklar, duvar ısıtıcıları vb.), anahtar ve el ile ayarlama yapılacak düğmeler, basma butonları, kontrol düğmeleri uygun ölçüde konumlandırılmalı. Unutulmamalıdır ki yapı, ancak bir engelli için tasarlandığı takdirde herkes için uygun olabilecektir. Engellilerin erişilebilirlik ve ulaşılabilirlik konusundaki yaptırımlarda yerel yönetimlere de büyük görev düşmekte. Bu düzenlemeler, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşlarınca hazırlanacak eylem planları doğrultusunda gerçekleştirilecektir.

Empati ve hoşgörü zamanı

Bu anlamda kritik bir söz olan “Her sağlıklı insan bir engelli adayıdır.” Cümlesi, akıllardan çıkarılmaması gereken bir önermedir. Sağlıklı olan bireyler, engelli bireyleri düşünmedikçe ve onlara yardımcı olmadıkça, bu vicdani yara her gün kanamaya devam edecektir. Engellilere karşı anlayış ve hoşgörünün yüksek olduğu Avrupa’da, tüm toplum hizmetleri engelli vatandaşlarında rahatlıkla yararlanabileceği şekilde yapılmaktadır. Aynı şekilde, gerek Türkiye’de gerek doğu toplumlarında engelli vatandaşlara karşı sorumluluk ve düşünceli olma durumunun artması gerekmektedir. Bu konudaki eylem planlarının önümüzdeki yıllarda nasıl bir gelişme sağlayacağı merak konusu. Güzel gelişmeleri hep birlikte takip etmeye devam edelim.
Engelsiz yaşam için engelleri kaldıralım Engelsiz yaşam için engelleri kaldıralım Reviewed by Burak Almacı on Mayıs 14, 2017 Rating: 5

Hiç yorum yok

Image Link [https://3.bp.blogspot.com/-V6Zjyq2BaS4/WQTbyl9rwqI/AAAAAAAAGFg/rsIYbPQ5PdkAennQvdZfxmCeMBSDaEU_ACLcB/s1600/Blogger%2B-%2BPindepo%2B%2528Profil%2529.png] Author Name [Pindepo.com] Author Description [Pindepo’da; anne, aşk, dekorasyon, gezi, güzellik, hobi, moda, psikoloji, spor, yaşam ve kadın’a dair birçok kategoriyi bulabilirsiniz.] Facebook Username [pindepo] Twitter Username [pindepo] GPlus Username [pindepo] Pinterest Username [pindepo] Instagram Username [pindepo]