Çocuğunuza güven duygusunu aşılayın

güven, çocuk güven, çocuğa güven vermek, çocuğa güven aşılamak, çocuğa güven duygusu nasıl verilir,

Çocuğunuza güven duygusunu aşılayın

Çocuğunuzun toplum içinde kendini iyi ifade edebilmesini ve rahat hissetmesini istiyorsanız ona mutlaka özgüven kazandırmalısınız. Bu çocuğun; öğrenme, sevme ve üretme yeteneği güçlendirir. Çocuğumun özgüvenini nasıl kazandırırım diyorsanız doğru yerdesiniz!

Yeni doğmuş bir bebek, daha kendisinin ve hayatının farkında olamaz. Fakat hemen ilk günlerden itibaren içgüdüsel olarak kendini geliştirmeye hazırlanır. İlk yıllardaki ebeveyn ve çocuk arasındaki ilişki, çocuğun kendine değer vermesi konusunda etkili olur. Anne ve baba çocuğa destek olur, yardım eder ve her gelişim aşamasında özen gösterirse çocuğun özgüven gelişimine yardımcı olur. Çocuk, yaklaşık bir yaşından itibaren bir birey olduğunu keşfeder. Kendini tanımaya başlar ve hem kendine hem çevresine güven duymayı öğrenir. Kendini başkalarından ayırmayı, kız-erkek, çocuk-yetişkin ayırımını ve insanlar arasında daha birçok şeyin ayrımını öğrenir. Okul öncesi dönemde çocuğun yavaş yavaş hisleri ve fikirleri ortaya çıkar, içsel farkındalığa yönelir.

Çocuğun yaşı ilerledikçe, çevrenin kendisini nasıl değerlendirdiği önemli rol oynar. Çocuk, çevresindekilerin kendini yargıladığını görür ve bunun kendi fikirleriyle aynı olmadığını fark eder. Çevrenin bu yargıları, çocuğun kendi benliğinin oluşumunu etkiler. Bu etkinin derecesi çocuğun karakterine de bağlı olur; kimi çocuk çevresindeki tepkilere ve değerlendirmelere karşı daha hassas olur ve umursar, kimi çocuk da daha az umursar. Bu dönemde, çocuk çevresindekilerin beklentilerine göre davranmaya çalışır. Çocuk çevresinden aldığı tepkilere göre davranır. Bu, çocuk için kafa karıştırıcı olabilir, çünkü arkadaşları tarafından kabul gören bir davranış, anne-baba tarafından kabul edilmeyebilir. Çocuk, değerli olduğuna inanmalı, bir şeyler önermeli, kendi kendisiyle ve çevresiyle barışık olmalı. Çocuğun sevgiyi ve yeteneğini hissedebilmesi, gelecekteki hayatını oldukça etkiler. Ebeveynler, çocuğun öz saygısının ilk temellerini oluştururlar.

Şartsız sevgi göstermek

Çocuğunuz her ne yaparsa yapsın ona değer verdiğinizi ve kabul ettiğinizi bilmesini sağlamalısınız. Onu hala sevdiğinizi göstermek ve çocuğunuzun yanlış davranışını düzeltmek için, onun doğru yaptığı bir şeyi görerek işe başlayabilirsiniz. Örneğin, odası dağınıksa ve sadece yatağını toplamış ise ona “Yatağını topladığın için çok mutlu oldum. Şimdi senden dolabını da toplamanı istiyorum. Lütfen toplayabilir misin?” diye ifade ederseniz bu söylem onu hem mutlu hem kararlı yapar.

Ona sinirli olduğunuzu belirtmek

Yaptığı bir davranıştan dolayı sinirlendiğinizde ona bağırmak yerine, karşınıza alıp, neler hissettiğinizi anlatın. Yaptığı bu yanlış davranışın nelere yol açacağını ve bu durumda çok sinirlendiğinizi kırıcı olmadan aktarın. Buradaki mesaj, duygularınızın onun çocuk dünyasına değil onun belirli davranışlarına yönelik olduğudur.

İsteklerinizi açıkça belirtmek

Çocuğunuzun ondan ne istediğinizi bilmesini sağlamalısınız. Bu ona alternatif davranışları öğrenmesi için bir şans verir. İsteklerinizi ona açıkça belirtmeniz, ondan gerçekte ne istediğinizi anlamasını kolaylaştırır.

Dinlemeyi öğrenmek

Çocukların duyguları, gözlemleri ve algıladıkları dinlenmeye değer olur ve onları dinlemek çocukların öz saygılarını artırır. Size bir şeyler söylemek istediğinde, ona zaman ayıramayacaksanız o an için uygun olmadığınızı ve uygun olacağınız zamanı ona söyleyin. Aktif dinlemeyle aileler, olayları daha çok çocuğun gözünden görmeye başlar ve böylece çocuk da duygularına önem verildiğini hisseder.

Duygularını ciddiye almak

Çocuğunuzun korkularını ve negatif duygularını onları reddetmektense ciddiye alın ve onları yenmesine, kendini çözümünü bulmasına izin verin. Örneğin; çocuklar genellikle canavardan korkarlar. Sizin bu durumda yapmanız gereken; onunla arkadaş olmasını ve onu koruyabileceğini çocuğunuza anlatmak olmalı. Bu diyalog sayesinde aileler, çocuğun duygularını öğrenir, çocuk ise artık canavardan korkmanın gereksiz olduğunu ve bu konuda daha pozitif olması gerektiğini düşünür.

Varlığını kabullenmek

Annelerin zaman zaman söylenmelerinin hatta jestlerle bile keşke çocuk doğurmamış olmayı dilemeyi ifade etmelerinin yanlış olduğu, özellikle bu gibi mesajlar sık sık tekrar edildiğinde çocuk istenmediğini ve kendisine değer verilmediği duygusuna kapılarak depresyona girebilir. Çocukların özel bir ilgiye ihtiyaçları bulunur. Aileler yakınları tarafından desteklenmeli ve yaşantıdaki çocuğun varlığına değer verilmelidir.

Birlikte vakit geçirmek

Birçok ebeveyn için zaman çok sınırlı olur. Bununla beraber uzmanlar her bir çocukla yalnız zaman geçirmenin çok önemli olduğunu belirtir. Bir Pazar sabahı dışarıda kahvaltı edilebilir veya yemekten sonra parkta küçük bir yürüyüş yapabilirsiniz. Zaman zaman onun seviyesine inip onun kuralları ve oyuncaklarıyla oynamak da yararlı olur. Kardeşini kıskanan ve yeni doğan bebekten dolayı geri planda kalan çocuğunuzla yalnız zaman harcamak için çaba sarf etmelisiniz.

Düşüncelerine saygı göstermek

Çocuğunuzun herhangi bir konuda düşüncesini sormanız, onun duygularının, gözlemlerinin ve algılayışının değerli olduğunu düşünmesini sağlar. Dışarı giderken ne giyeceğinizi ya da öğle yemeğinde ne yapabileceğinizi ona sorabilirsiniz. Her zaman çocuğunuzla aynı görüşte olamayabilirsiniz ama ona neden, onun görüşünden farklı bir karara vardığınızın sebeplerini açıklayabilirsiniz.

“Çocuğun ailesi, kendi doğası, kapasitesi, başkaları tarafından aldığı tepkiler, değerlendirmeler, destekler ve çocuğa sağlanan olanaklar onun özgüveni konusunda belirleyici unsurlar oluşturur.” 

Yeteneklerini kabul etmek

Her yeni beceri ve başarı, onun yetenekli olduğu düşüncesini kuvvetlendirir. Başarısı ne kadar küşük olursa olsun her başarısı kabul edilmeli ve ona başarılı olacağı şeyler bulunmalı. Ayrıca ebeveynler, onlardan bazı şeyleri kendilerine öğretmelerini isteyebilirler. Böylece çocuk da bu durumdan çok mutlu olur ve başarılı olmak konusuna daha hırslı olur. Her zaman onu bu yeteneklerinden dolayı övmek ve cesaretlendirmek gerek.

Göz seviyesinde konuşmak

Çocuklarla konuşurken, daima onlardan yüksekte olmamaya dikkat edilmesi gerekir. Bu onun sadece küçük hissetmesini sağlamakla kalmaz aynı zamanda ebeveyn ve çocuk arasında büyük bir mesafe olduğuna inanmasına da yol açar. Her zaman onunla konuşurken, yanına çömelerek ya da oturarak göz kontağı kurarak konuşmak gerekir. Bu daha yakın bir iletişim sağlar.

Duyguları paylaşmak

Ebeveynler, çocuklarıyla üzülebilecekleri duyguları bile paylaştıklarında, onları kendi deneyimlerini ve duygularını kabul etmeye cesaretlendirmiş olurlar. Çocuklar, anne ve babalarının anılarını, eğlendikleri ve korktukları anları, nasıl karşılaştıklarını, çocukları olmasının nasıl bir şey olduğunu hikaye şekline getirdiklerinde anne ve babalarını daha yakından tanırlar.
Çocuğunuza güven duygusunu aşılayın Çocuğunuza güven duygusunu aşılayın Reviewed by Burak Almacı on Temmuz 29, 2017 Rating: 5

Hiç yorum yok

Image Link [https://3.bp.blogspot.com/-V6Zjyq2BaS4/WQTbyl9rwqI/AAAAAAAAGFg/rsIYbPQ5PdkAennQvdZfxmCeMBSDaEU_ACLcB/s1600/Blogger%2B-%2BPindepo%2B%2528Profil%2529.png] Author Name [Pindepo.com] Author Description [Pindepo’da; anne, aşk, dekorasyon, gezi, güzellik, hobi, moda, psikoloji, spor, yaşam ve kadın’a dair birçok kategoriyi bulabilirsiniz.] Facebook Username [pindepo] Twitter Username [pindepo] GPlus Username [pindepo] Pinterest Username [pindepo] Instagram Username [pindepo]